|
Teleskobunuzu Nasıl Saklamalısınız? |
|
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 09 Kasım 2008 02:20 |
Teleskobunuzu Nasıl Saklamalısınız? | Gözleminizin hangi aşamasında olursanız olun,herhangi bir parçası(optik, elektronik ya da mekanik) nemli kaldığı sürece teleskobunuzu asla örtüp kaldırmayın,hava geçirmez bir çantaya koymayın. S&T / Dennis di Cicco |
Nemlenme en çok, eğer teleskobunuz kapalı bir ortamda saklanırken gerçekleşirse zararlıdır. Hiçbir teleskop tamamen kuru hale gelmeden kapatılıp saklanmamalıdır. Kaçacak bir yeri olmayan su, optik kaplamalarınıza saldırabilir ve anında camın kendisini mahvedebilir. Kapalı ortamlarda suyun yoğunlaşma ve buharlaşma döngüsünün gerçekleşmesi uzun zaman alabilir. Aklınıza, teleskobunuzu kapatıp kaldırmadan önce kuru olan hava geçirmez ortama suyun nasıl geldiği sorusu takılabilir. Cevap basittir: Su aslında ortamda mevcuttur, teleskobunuz eğer o kapalı ortamdaki havanın çiylenme noktasından daha soğuk olursa, su yoğunlaşacaktır. Kafası karışmış pek çok teleskop sahibinin, merceklerinin iç yüzeyinde su izleri gözlemlemelerinin sebebi de budur. Bu durumu önlemek için birkaç yöntemden bahsedelim. Sıkıca paketlenmiş bir teleskobu ılık bir ortamdan soğuk bir kapalı ortama taşımayın. Aslında teleskobu sıkıca paketlemek başlı başına kötü bir yöntem olabilir. En iyi teleskop örtüsü “nefes alabilen” bir kumaştır. Bu kumaş tozları uzak tutarken, su buharının çıkışına izin verir. En büyük sorun, baharın başında sıkça görüldüğü gibi, soğuk bir havanın ardından nemli sıcak bir rüzgar eserse yaşanır. Bu durumda, soğuk olan her şey sırılsıklam olur. Kumaş veya bezden bir örtü, teleskobunuzun soğuk parçalarının etrafındaki nemli hava miktarını azaltarak bu sorun için en iyi çözümü oluşturabilir. Kurulduğunda, tüp akımlarını en aza indirmek için, teleskobunuzu dış ortam sıcaklığında saklamak alışılagelmiş bir tavsiyedir. Fakat, bu eski kuralın değiştirilmeye ihtiyacı olabilir. Teleskobu biraz daha ılık tutmak, suyun yoğunlaşmasını; yani nem oluşumunu engeller. Kapalı veya garajın önündeki bir veranda size fazladan birkaç derece sağlayabilir. Fakat uzun vadede teleskobunuzu evinizin içinde saklamalısınız. Asla rutubetli bir bodrum katını, garajı ya da pratik bir kural olarak, aletlerin paslandığı hiçbir yeri teleskobunuzu saklamak için kullanmayın. Yukarıda bahsettiğimiz pasif önlemlerin yanı sıra, etkin karşı önlemler de alabilirsiniz. Üstü örtülmüş bir teleskoba konulacak 4 veya 7 watt lık ampul düşük güçlü bir ısıtıcı görevi görür. Ampulü, objektifin hemen aşağısına ya da tam yanına koyun. Aksi takdirde, ampul tübün diğer parçalarındaki suyu uzaklaştıracak ve suyun soğuk olan optik parçalarda birikmesine sebep olacaktır. Ampülü sadece nemin fazla olduğu dönemlerde kullanabileceğiniz gibi, nem ayarlayıcı bir düzenekle beraber de kullanabilirsiniz. Silikajel/silis jeli kurutucu özelliğe sahiptir ve sıkıca paketlenmiş teleskop kutusundaki havanın nemini alır. Yazar plastik hasıra konmuş 340 gr lık(0.75 pound) bir paketi 12.5 inçlik teleskop tübünün kapaklarının içine koymuş. Ayrıca, her bir ya da iki ayda bir, paketin göstergesi maviden pembeye kaydığı zaman, biriken nemi gidermek için, çantayı gözlemevindeki küçük bir fırında ısıtıyormuş.(Silikajel kuru iken mavi renkte olup, rutubete doymuş durumda pembedir.) Tüpünüzü veya teleskop çantanızı ne kadar sıkı paketlerseniz, bu işlemi o kadar seyrek yaparsınız. Silikajel pek çok kaynaktan edinilebilir. Örnek olarak bu adrese bakabilirsiniz. Sonuç olarak; nem, gökbilimciler için sinsi bir düşman olabilir ama edindiğiniz azıcık bir bilgi bile onun üstesinden gelmeye yetecektir. |
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 09 Kasım 2008 01:54 |
Gerçek UzaklıklarDünya, Güneş’ten ortalama 150 milyon kilometre uzakta, bir yılda Güneş’in çevresindeki dönüşünü tamamlar. İşte bu uzaklık bir gök birimi(gökbilimi birimi ya da astronomi birimi) olarak tanımlanmıştır. GB ya da AB biçiminde gösterilir. Daha büyük ölçeklerde, gök birimi de yetersiz kalır. Bu durumda ışığın bir yılda katettiği yol (9.5 trilyon km ya da 63000 AB) kullanılır ve 1 ışık yılı olarak adlandırılır. Gökyüzündeki parlak yıldızların çoğunun uzaklığı, birkaç düzine ile bir kaç bin ışık yılı arasında değişir. En yakın yıldız Alfa Erboğa(Alpha Centauri) bizden yalnızca 4.3 ışık yılı uzaklıktadır. Samanyolumuz’un komşusu Andromeda Gökadası da 2.5 milyon ışık yılı uzakta yer alır. Profesyonel gökbilimciler, daha da büyük ölçeklerde başka bir uzaklık birimi kullanır: parsek. 1 parsek 3.26 ışık yılına eşittir.(Neden böyle küsuratlı bir sayı çıktı diyenler için: Dünya’nın Güneş çevresinde 1 AB’lik hareketi sonucu, bir yay saniyelik paralaks açısına sahip olabilecek yıldızın uzaklığı 1 parsektir.) 1 parsek = 3.26 ışık yılı 1 kiloparsek = 1000 parsek 1 megaparsek = 1 milyon parsek |
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 09 Kasım 2008 01:53 |
Parlaklık ÖlçüsüBir gökcisminin parlaklığının ölçüsüne kadir denir. Bu yazıyı okuduktan sonra, hala gökbilimi ile ilgilenmeye devam ederseniz bu terimle sık sık karşılaşacaksınız. Kadir sistemi, Yunan gökbilimci Hipparchus tarafından yaklaşık 2100 yıl önce kurulmuştur. Hipparchus, yıldızları parlaklıklarına göre sınıflara ayırdı, en parlak olanlarına “1. kadirden” dedi. Biraz daha sönük olanlarına “2. kadirden” dedi. Görebildiği en sönük yıldızları da “6. kadire” soktu. Teleskobun icadıyla birlikte, gözlemciler daha sönük cisimleri görmeye başladı. Böylece 7., 8., ve 9. kadirler de parlaklık sınıflarına eklendi. Günümüzde, bir dürbünle 8-9. Kadirdeki yıldızdaki görebilirken, 6 inçlik bir teleskopla bu sayı 12-13lere çıkar. Hubble Uzay Teleskobu ise, 30. Kadirden (çıplak gözle görülebilen en sönük cisimden 10 milyar kat daha sönük!)gökcisimlerini dahi görebilir. Hipparchus’un sınıfladığı haliyle “1. kadir”deki bazı yıldızlar aynı kadirdeki diğerlerine göre daha parlaktı. Bu sorunu aşmak için, ölçeğe eksi değerler de katıldı. Vega 0. kadirdendir. Gökyüzündeki en parlak yıldız olan Akyıldız(Sirius) -1.4 kadir, Venüs ise genellikle -4 kadir parlaklığına sahiptir. Dolunay -13. Kadir civarındayken, Güneş’in parlaklığı -27 kadirdir. |
|
Çarşamba, 18 Mart 2009 13:03 tarihinde güncellendi |
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 09 Kasım 2008 01:53 |
Gökyüzü KoordinatlarıDünya’dan baktığımızda gökyüzü, iç yüzeyine yıldızların yapıştığı devasa bir kubbe gibidir. Bir an için, ayak bastığımız yeryüzünün tamamen kaybolduğunu hayal edin. Bu durumda, kendimizi yoğun ve yıldızlarla bezenmiş bir kürenin merkezinde duruyor hissederdik. Gökbilimciler yıldızların konumunu belirlemek için, onların gök küredeki yerlerini kullanırlar. Dünya’yı gök kürenin merkezindeymiş gibi düşünün. Şimdi, Dünya’daki enlem ve boylamların gök kürenin iç yüzüne yansıdığını düşünün. Bu yansımaların oluşturduğu çizgiler, bize herhangi bir gökcisminin konumu belirleyebilecek bir koordinat sistemi verir. Kabaca, “enlemin” gökyüzündeki karşılığı olarak dik açıklık, “boylamın” karşılığı olarak ise sağ açıklık kullanılır. Bunlar standart gökyüzü koordinatlarıdır. Dik açıklık; derece, yay dakikası, yay saniyesi cinsinden ifade edilir ve kuzey yarımkürede (+), güneyde ise (-) değerler alır. Sağ açıklık ise derece cinsinden değil, saat(s), dakika(d), saniye(sn) cinsinden ölçülür. Dünya bir dönüşünü yaklaşık 24 saatte tamamladığından gökbilimciler uzun zaman önce böyle bir düzenleme yapmışlardır. Gökyüzü koordinatları, gök kürede sabit kaldıkları için, gökyüzü sanki Dünya’nın etrafında 24 saatte bir dönüş yapıyor gibi görünür. Aslında bir yıldızın göksel koordinatları sabit değildir, çok küçük miktarda olmak üzere, yıldan yıla değişir. Bunun sebebi de Dünya’nın dönme ekseninin yalpalamasıdır. Zira, kitaplarda ve atlaslarda sağ açıklık ve dik açıklık verildiğinde, bunların yanında 2000.0 gibi tarihi belirten ifadeler bulunur.(“.0”; yıl başını simgeler:1 Ocak gece yarısı)Verilen bu tarih koordinatların en doğru olduğu zamandır. Çoğu amatör etkinlik için, bu durum pek bir önem taşımaz. |
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 09 Kasım 2008 01:52 |
Gökyüzünde Uzaklıklar | | Elinizle ölçebileceğiniz bazı açılar… Kolunuzu gergince öne uzatın ve yumruğunuzu gözünüzün hizasına getirin. Elde edilecek açılar kişiden kişiye göre değişse de, bu yöntem biz amatörler için gök cisimleri arasındaki uzaklıkları tahmin etmek için oldukça kullanışlıdır. |
Gökbilimi ile pek ilgisi olmayan ya da bu uğraşa yeni girenlerin genellikle en zorlandığı konulardan birisi gökyüzündeki uzaklık ölçüsüdür. Gökyüzünde uzaklıklar, günlük hayatta kullandığımız metre, kilometre gibi doğrusal ölçü birimleri ile ölçülmez. Gökbilimciler, bunların yerine açısal ölçü birimlerini kullanılırlar. Şimdi kolunuzu gergin olacak biçimde öne doğru uzatın ve yumruğunuzu sıkın. Bu haldeyken, yumruğunuzu gözünüzün hizasına getirirseniz, yumruğunuz baştan sona kadar 10° lik uzaklığı gösterir. Küçük parmağınızın ucu ise yaklaşık 1° dir. Güneş ve Ay 0.5° genişliğinde; Büyük Kepçe ise 25° uzunluğundadır. Başucunuzdan ufka olan uzaklık ise 90° dir.  | | İki gökcismi arasındaki açısal uzaklık, gözümüzden her birine çizdiğimiz hayali çizgilerin arasında kalan açıdır. Cisimlerin görünür büyüklüğü de aynı mantıkla hesaplanır. Yukarıdaki resimdeki, yıldızların arasındaki mesafeyi kaplayacak kadar büyük bir gökcisminin görünür büyüklüğü 10° olacaktır. |
İki yıldız birbirinden 10 derece (10°) uzakta denildiğinde şunu anlamalıyız: Gözünüzden her bir yıldıza doğru bir çizgi çizildiğini düşünün. İşte bu iki çizgi arasında kalan açı 10° dir. 1° derecenin altında kalan cisimleri ölçmek için de daha küçük birimler vardır. Bunlar yay dakikası ve yay saniyesidir. 1 derece = 60 yay dakikası, 1 yay dakikası = 60 yay saniyesi olduğunu da unutmayın. Mesela iki nesne arasındaki uzaklık çeyrek derece olduğunda, gökbilimciler bunu 15 yay dakikası(15’) olarak kaydedebilir. En parlak gezegen, çoğunlukla gökyüzünde yarım yay dakikasından az yer kaplar. 5 inçlik bir teleskop 1 yay saniyesine(1”) kadar olan ayrıntıları ayrıştırabilir. Bu büyüklük, bizden 4 kilometre uzakta yer alan bir madenin paranın büyüklüğüyle aynıdır. |
|
|
|
|
|