| UZAY HAFTASI ETKİNLİKLERİ "ZILL-İ HAYALDE UZAYI TEMAŞA" |
|
|
|
| Yazar Administrator | ||||
| Çarşamba, 11 Kasım 2009 16:35 | ||||
GEÇMİŞİNİ BİLMYEYENLER GELECEKLERİNE YÖN VEREMEZLER "ZILL-İ HAYALDE UZAYI TEMAŞA"
OYUN METNİ(Tefle şıngırtı sesi verilir ve ardından tefe vurulur. Vurma sesiyle aynı esnada Hacivat perdeye gelir.) Hacivat: Off hay hak! Ah efendim ne olurdu şu dört köşe perdede bana da bir arkadaş olsa, eli temiz, yüzü temiz, sözleri tatlıııı Karagöz: (Evin penceresinden bakarak): Hoş geldin keçi suratlı Hacivat: Geliverse şu meydana, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem, bizi seyreden dostlar gülseler eğlenseler, iş ne imiş diyelim işimizi Mevla’m rast getiree (Tefle şıngırtı sesi verilir, sonra Hacivat sözlerine devam eder) Hacivat: Huzur-u haziran, cemiyet-i irfan, vakt-i safâyı merdan, lâindir, dinsizdir, münâfıktır şeytan, şeytanın dinsizliğine, rahmânın birliğine, bizi seyreden dostların sağlığına (yeri öper, ayağa kalkar, devamla) demem o demek değil, ben bendenize, ben duacınıza eli yüzü yunmuş, sohbeti tatlı Karagöz: (penceresinden) Hoş geldin şalgam suratlı Hacivat: Edebiyat bilse, Arabiyat bilse, Fârisi bilse, ilm-i hendese, ilm-i taktaki, ilm-i vakvaki Karagöz: (penceresinden) Daha ne halt etse? Hacivat: Biraz da fenne, şiire, musikiye aşina olsa, geliverse karşıma, o söylese ben dinlesem, efendim haddim olmayarak bendeniz söylesem o dinlese. Karagöz: (penceresinden) Hacivat da bekçi Mehmet ağadan bir temiz sopa yese. Hacivat: Her ikimiz söyleşirken seyreden dostlar mutlu olsa, diyelim işimizi Mevla’m rast getire, yar bana bir eğlence medettt, aman bana bir eğlenceee medeett! Karagöz: (penceresinden) Hacivat, bağırma gelmeyeceğim. Hacivat: Gel benim serv-i bülendim. Karagöz: (penceresinden) Gelemem benim sümüklü efendim. Hacivat: Gel benim ömrümün hâsılı. Karagöz: (penceresinden) Gelemem ayağımın mayasılı. Hacivat: Gel benim serseri gezenim. Karagöz: (penceresinden) Atlarsam kafanı ezerim. Hacivat: Karagözüm aşağı gel. Karagöz: Memgel Hacivat: Pergel mi? Karagöz: Hayır, beş on tane usta dülger. Hacivat: Anlaşıldı Karagözüm, bu akşam canın gene letaif istiyor. Karagöz: Nasıl da bilirsin kadayıf istediğimi. ( bunu söylerken tef şıngırtısıyla Hacivatın yanına iner.) Hacivat: Şakayı bırak karagözüm. Karagöz: Bıraktım. ( tefe vurulur, Karagöz bir tokat vurur) Hacivat: Efendim sana bir bilmece sorsam bilir misin? Karagöz: Hay hay, ama önce bir ipucu verir misin? Hacivat: Vereyim karagöz’üm. Gece ortaya çıkar. Karagöz: Buldum, yarasa. Hacivat: Hayır, canımın içi. Bilemedin. Yönümüzü de bulmamızı sağlar. Karagöz: Pusula. Hacivat: Hayır, ışık saçar. Karagöz: El feneri. Hacivat: Hayır, hayır. Geceleri seyrine doyum olmaz. Karagöz: Hava-i fişek. Hacivat: Olur, mu hiç Karagöz’üm. Ya bir de şu şekilde sorsam? Biz biz biz idik, otuz iki kız idik, akşam oldu dizildik, sabah oldu silindik. Karagöz: Tamam, Hacı Cavcav şimdi oldu, yıldız yahu yıldız. Hacivat: Peki, yıldızlarla gökyüzüyle ilgilenen ilim dalına ne denir? Karagöz: Yahu senin beni bu akşam ahiret sualine tutasın mı geldi? ( tefe vurulur, Karagöz bir tokat vurur) Hacivat: Hayır, canım efendim, faydalı bir sohbet edelim dedim. Karagöz: Peki, öyle olsun, söyle bakalım ne denir? Hacivat: Astronomi denir. Karagöz: Yaaa! Hacivat: Evet, Karagözüm, yani kozmografya, yani felekiyat Karagöz: Öyle desene Hacı Cavcav, bizim Uluğbey’in, Ali Kuşçu’nun, Cacabey’in uğraştığı ilim, felekiyat. Hacivat: Evet, Karagözüm, şimdi bilim dünyasında bunun adı astronomi, gök bilimi. Karagöz: Sahiden Hacı Cavcav şu gökyüzüne bir baksana yahu, çok esrarengiz. Hacivat: Yani gizemli Karagöz’üm. Galaksiler, milyarlarca yıldız, güneş sistemleri, seher yıldızı, Zühre yıldızı, demir kazık, büyük ayı, küçük ayı… Karagöz: Hoş geldin Hacivat dayı. ( tefe vurulur, Karagöz bir tokat vurur) Hacivat: Bakıyorum da uzay senin de ilgini çekiyor. Karagöz: Çekmez mi Hacivat, baksana nasıl da parlıyorlar. Başımıza bir düşerlerse, Allah korusun… Hacivat: Biliyor musun Karagöz’üm. Artık insanlar uzaya gidebiliyorlar. Karagöz: Yapma yahu. Merdiven mi kurdular. Hacivat: Hiç olur mu Karagöz’üm. Roketlerin taşıdığı Uzay mekiği ile gidiyorlar. Karagöz: Kekik yiyince rüyanda uzaya mı gidiyorsun Hacivat? Hacivat: Mekik Karagöz’üm, şu bizim Lagari Hasan Çelebinin yaptığına benzer bir şey. Karagöz: Peki, Hacivat uzaya gidildi de ne oldu. Hacivat: Karagöz’üm iletişim, haberleşme inanılmaz bir hıza ulaştı, uzaya yerleştirilen uydular sayesinde dünyada neler olup bittiğinden, kimin neler yaptığından hemen haberdar oluyor, hava durumunu tahmin edebiliyorsun. Ayrıca pek çok alandaki teknolojik gelişmeler de uzay çalışmaları sayesinde meydana gelmiştir. Karagöz: Şimdi bizim burada ne yaptığımızdan da haberdar oluyorlar mı Hacivat? Hacivat: Kim bilir Karagöz’üm? Karagöz: Dünyanın çivisi çıkmış yahu, bu akşam nereden esti bu uzay merakı? Hacivat: Medyayı takip etmiyor musun Karagöz’üm? Karagöz: Hacivat kaç yüz yaşında oldun, yaşından utan. Melda’yı niye takip edeyim, adımı mı çıkaracaksın? ( tefe vurulur, Karagöz bir tokat vurur) Hacivat: Hemen vurma Karagöz’üm, Melda değil, medya, yani basın yayın, matbuat. Karagöz: Şimdi oldu. Ediyorum, etmez olur muyum Hacivat. Kim hangi yarışmadan kaç lira almış, kim kiminle, kimin eli kimin cebinde, Hacivat: Bırak şakayı Karagöz’üm, UNESCO Galilei’nin teleskopla yaptığı ilk gökyüzü gözleminin 400. yıldönümü olması münasebetiyle bu yılı, yani 2009 yılını dünya astronomi yılı ilan etti. Ayrıca bu yıl bir insanın aya ilk defa ayak basmasının da kırkıncı yılı. Karagöz: Dünyada bu alanda hangi ülkeler başı çekiyor Hacivat’ım? Hacivat: Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan. Ama artık ülkemizde de uzayın, uzay araştırmalarının önemi daha iyi anlaşılmaya başlandı. Biraz geç kalınsa da artık bizde de bu alanda ciddi çalışmalar yapılıyor. Karagöz: Ne gibi çalışmalar Hacivat? Hacivat: Uzaya Türk yapımı uydu göndermek, uzay araştırmalarına bütçeden daha fazla pay ayırmak, Tübitak’ın, bazı üniversitelerimizin ve hepsinden önemlisi Türksat’ın yaptığı çalışmalar. Tıpkı çocukların dikkatini uzaya çekmek için bizim yaptığımız bu sohbet gibi. Karagöz: Seni gidi köftehor. Asıl amacın bu muydu? ( tefe vurulur, Karagöz bir tokat vurur) Hacivat: Yıktın perdeyi eyledin viran, varıp sahibine haber vereyim heman. ( Hacivat tef şıngırtısıyla perdeden çekilir.) Karagöz: Hacivat beni de meraklandırdı. Bari ben de gidip şu astronomi ilmi ile ilgili yeni gelişmelere bir göz atayım. ( Karagöz de tef şıngırtısıyla perdeden çekilir. Karagöz perdeden çekilir çekilmez tefe son kez vurulur)
25/10/2009 Kaynak Göstermeden kullanmayınız.
|
||||
| Pazartesi, 16 Kasım 2009 09:05 tarihinde güncellendi |



